Marka Yönetimi


Alışveriş Merkezleri Cumhuriyeti

Tarih: 19:31 19/12/2007

 

 

Alışveriş merkezleri hayatımıza bir girdi, pir girdi. 1988’de açılan Galleria’nın üzerinden 20 yıl geçti. Şimdi, ülkemizde irili ufaklı 180 civarında Alışveriş Merkezi (AVM) var. Bir o kadarı da 3-4 yıl içerisinde açılacak.

 

Büyük metropollerde başlayan AVM furyası artık tüm şehirlerimize yayılıyor, hatta 5 yıl içerisinde ilçelerimize bile nüfus edecek.

 

Kalabalıklar AVM’lere doluşurken, alışveriş ve keyif zamanlarının çoğu AVM’lerde geçerken, perakende satışların %20’si AVM’lerden yapılırken, yaklaşık 500 bin insan AVM’lerde çalışırken, Cumartesi günleri Türkiye’nin %8’i AVM ziyaretinde bulunurken akla şu soru geliyor: AVM’ler toplumsal hayatımızda ve kültürümüzde değişiklikler yarattı mı? Bir başka deyişle, AVM’ler bizi değiştiriyor mu?

 

2007’nin Ağustos ayında NTV’nin web sitesinde okuduğum bir haber, bana yukarıdaki soruyu sordurdu ve bu makaleyi kaleme almama neden oldu. Haber şöyleydi;

 

“Giysiden mobilyaya, mutfak eşyasından, bahçe düzenlemesine kadar aranan her şeyin kolaylıkla bir arada bulunabildiği, eğlenmek için tiyatrosunda oyun, sinemalarında film izlenebilen, arkadaş ve dostlarla bir yandan dertleşirken diğer yandan bir şeyler içip, yemek yenebildiği restoran ve kefeleriyle, her türlü ihtiyacın mekan değiştirmeden karşılanabildiği bu merkezler, çoktan birer cazibe alanı haline gelmeyi başardı.

 

Yorucu bir haftanın ardından iki günlük hafta sonu tatilinde ne yapacağını şaşıran ebeveyn ve aileler için de adeta bir kurtarıcı haline gelen bu alışveriş merkezleri, Türk halkının eğlenme ve dinlenme kültüründe de köklü değişikliklere neden oldu. Daha önce aile ziyaretleri, komşu gezmeleri ve pikniklerle doldurulan bu tatil günleri, artık azımsanmayacak sayıda kişinin sabah saat 10.00’da “film izlemeye” diye girip, yemek yiyip, alışveriş yaparak akşama kadar vakit geçirdikleri yerler haline geldi.”

 

Haberi hazırlayan gazeteci, bayram tatillerini akraba ziyareti için değil de, tatil köyü ziyareti için değerlendiren halkımızı eleştirenler gibi yaklaşmış konuya. Ben başka bir açıdan bakıyorum.

 

Benim bakış açım; AVM’lerin toplumun stres atma kaynağı, insanların kaynaşma noktası, ekonominin kalbi olduğu gibi tezleri içeriyor.

 

Her ne kadar toplumları var veya yok edenin ekonomik nedenler olduğunu söylesek de toplumsal dönüşümleri, kültürel geçişleri hep siyasi açılardan ele almaya bayılırız.

 

Oysaki değişimin temelinde ekonomik nedenler yatar ve ekonomin temeli de alışveriştir.  

 

Semt pazarlarının, alışveriş caddelerinin, çarşıların, esnafların, özellikle de AVM’lerin kültürümüze, değerlerimize, modernleşmeye, ilerlemeye olan olumlu olumsuz katkılarını daha çok irdelemeyiz diye düşünüyorum.

 

Düşüncelerimi temellendirmek için biraz tarihe dalalım…

 

Alışveriş eskiden esnafın bol olduğu caddelerden yapılırdı. Buralara çarşı da denirdi. Haftada bir kurulan semt pazarları da alışveriş için ideal yerlerdi. (Hoş buralara da “çarşı” denirdi)

 

Bir Not: Pazarlama teriminin İngilizcesi “marketing”; “pazara çıkarma”, “pazarda sunulacak/satılacak hale getirme” anlamına geliyor. Bu terim, semt, kasaba pazarlarına çiftçilerin ürünlerini getirip satmaları eylemini ifade etmek için kullanılmaya başlanmış sonrasında günümüzdeki modern anlamına kavuşmuştur. Marketing kelimesini “Pazarlama” olarak adlandıran İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Oluç’tur. Yanılmıyorsam 1950’li yıllarda kullanmıştır.

 

Eskiden semt pazarları ve alışveriş caddeleri bulundukları şehrin canlılığını yansıtırdı. Şehirde yaşamanın (kümelenmenin, burjuva olmanın) avantajıydı buralar. Aynı zamanda sosyalleşmenin da mekânlarıydı. Toplumsal dokunun oluşmasında önemli rol oynadılar.

 

Semt/kasaba/şehir pazarlarının ve alışveriş caddelerinin ekonomik değerleri de çok yüksekti. Kârın (katma değerin, sermayenin) oluştuğu yerlerdi. Ticaretin öğrenildiği yerlerdi.

 

Türklerin Anadolu’ya ilk geldiği zamanlarda pazar esnafı genelde ecnebi tüccarlardı. Hem ipekyolu ve deniz yoluyla gelen/getirttikleri malları satarlardı, hem de çiftçilerden veya yaylacılardan aldıkları ürünleri satarlardı.

 

Göçebe olan, kendi ürettiğini tüketmeyi yeğleyen, kar etmenin gayri ahlaki olduğunu düşünen Türk insanının ticaretle tanışmasını semt pazarları sağladı. Zamanla buralarda kendi ürettiklerini veya satın aldıklarını satarak esnaflığı ve ticareti öğrenmeye başladılar.

 

Türklerin göçebelikten yerleşikliğe geçmelerinde, kümeleşmelerinde, kentleşmelerinde pazarların çok önemli yeri vardır.

 

Eskiden sadece üstü açık alışveriş yerleri yoktu, kapalı olanları da vardı. Başta bez (kumaş) olmak üzere her çeşit değerli eşyanın alım, satımı için yapılmış üstü kapalı çarşıya “bedesten” denilirdi.

 

Bedestenler dünyanın ilk AVM’leriydi. En meşhuru ve en büyüğü  Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan Eminönü’ndeki Kapalıçarşı’dır.

 

Kapalıçarşı Osmanlı döneminde İstanbul ekonomisinin kalbiydi. Buradaki dükkânlarda dünyanın ve imparatorluğun her tarafından toplanmış mücevherler, altınlar, silahlar, kıymetli kumaşlar, şallar, halılar ve her nevi değerli eşyalar satılmak için sergilenirdi. Buradaki esnaf şehrin en zengin esnafı idi. Tahmin edebileceğiniz gibi Kapalıçarşı’nın ilk esnafı ecnebi vatandaşlardı. Zamanla bu esnafların arasına Türkler de katıldı.

 

Gelgelelim, bir ilki yaratan Türkler, Kapalıçarşı (bedesten) modelini geliştiremediler ve dünyaya ihraç edemediler. Yüzyıllar sonra yurtdışından AVM’yi ithal ettik.

 

Türkiye’nin her yerinde pıtrak gibi biten AVM’lerin toplumsal bir dönüşüm sağladığına inanıyorum.

 

5 yıl içerisinde toplam perakende satışların %50’si AVM’lerde gerçekleşecek. Yani Türkiye ekonomisinin kalbi AVM’lerde atacak.

 

Zaten bunun farkına varan perakendeciler yapılmakta olan ve plan halindeki AVM’lerin mağazalarını kiralamak için yarış halindeler. AVM’de yer kapmak çok zor. Şu ana kadar açılmış AVM’lerde köşesi olan markaların yeni açılacak AVM’lerde yer bulması daha kolay.

 

(Bence AVM’lere giremeyen perakende markaları bir araya gelip kooperatif oluşturmalı ve kendi AVM’lerini inşa etmeliler.)

 

AVM’lerin tüketicilere sunduğu temel avantaj; insanı olumsuz hava koşullarından kurtarması, türlü ihtiyaçları karşılayabilen mağazaları barındırması, eğlence ortamı sunabilmesi ve buluşma mekanı olabilmesidir.

 

Ama bu avantajdan daha önemlisi sosyal hayatın kalbi olmaya başlamalarıdır. İnsanların stres attığı, kalabalıklara güvenerek karıştığı, yeni yüzlerle tanıştığı, sosyalleştiği, trendleri takip edebildiği alanlardır AVM’ler.

 

Kim bilir kaç kişi aşkıyla AVM’de tanıştı veya tanışacak, kim bilir kaç kişi üzüntüsünü-sıkıntısını AVM’de vakit geçirerek atıyor veya atacak.

 

Toplumun soluk aldığı, birbiriyle kaynaştığı, birbirini anladığı yer olarak AVM’lerin sosyal barışa da katkıları olduğunu düşünüyorum.

 

Özetle; AVM’lerin ekonomik ve sosyal hayata katkıları konunun uzmanlarınca daha fazla masaya yatırılmalıdır, diye düşünüyorum. 

 

Bu tespitlerimden yola çıkarak aşağıdaki önerileri getiriyorum.

·        AVM’ler şehrin içinden uzaklaştırılmamalıdır. (Özellikle otomobili olmayan çoğunluk düşünülmelidir.) 

·        AVM’lerin otoparkları ücretsiz olmalıdır.

·        AVM’lerin kapanış saatleri 24:00’a çekilmelidir.

·        24 saat açık AVM’ler olmalıdır.

 

Son söz: Bir gün gelecek günün herhangi bir anında Türkiye nüfusunun %25’i AVM’lerde bulunuyor olacak.

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum (5) | Etiketler : Alışveriş Merkezleri, perakende, perakendecilik, mağazacılık, Türkiye

Yorum Gönder

Adınız :

Yorum Başlık:

Yorumunuz:


5 yorum yazilmistir

cadde mağazaları

Yazan: leblebisekeri Tarih: 2008-05-17 23:30:00 2008-05-17 23:30:00
yazdıklatınız güzel ama peki cadde mağazaları ne olacak .açık havada güneşe baka baka gezmeler ne olacak.hep binaların içindemi kalacağız.mersin de forum avm açıldı bilirsiniz .bu avm'nin üstü açık bölümü de var ama herkes kapalı bölümde gezinmeyi seviyor.bu nasıl bir psikolojidir anlayamıyorum.ben cadde mağazacılığı yapıyorum işimiz çok zorlaştı.insanlar henüz sağırbir şekilde geziyorlar avmlerde.sadece fast food katlarından çok iyi faydalanıyorlar.
Bağlantı

AVM

Yazan: isimsiz Tarih: 2008-05-12 18:39:13 2008-05-12 18:39:13
Çalışmanız cok güzel. Ancak her şeyi abarttığımız gibi AVM leri de abartıyoruz gibi. Bundan sonra planlanacak olan AVM'lerin çok iyi araştırılarak yapılmalarında fayda var. Zira gelecekte AVM enflasyonu yaşanabilir.
Bağlantı

AVM / Bedesten

Yazan: Sinan Dinçel Tarih: 2008-04-25 20:53:12 2008-04-25 20:53:12
Gerçekten çok doğru tespitler bunlar. AVM'ler inşa edildikleri yerlerin çehresini belirgin bir şekilde değiştiriyorlar. Bu bakımdan şehir içine inşa edilmeleri daha mantıklı. Otoparkların ücretsiz olması zor gibi. Hem yeteri kadar geniş park alanları bulmak zor görünüyor, hemde o otoparkların güvenliği için katlanılacak maliyet AVM'lerin ücretsiz hizmet vermede gözünü korkutuyor.
AVM kültürünü getirmede geç kalmış olsak da hiç gelmemesinden iyidir.
Yazılarınızı çok seviyorum. Sizden öğrenecek çok şeyimiz var. Daha sık yazmanızı diliyorum.
Bağlantı

slm

Yazan: isimsiz Tarih: 2008-04-18 18:13:10 2008-04-18 18:13:10
öncelikle teşekkür ederim güzelbir bilgi paylaşımı kurmuşsunuz
sizden öğreneceğim cok şey var:)
sizinle tanışmak ve bilgilerinizden faydalanmak istiyorum ilginize teşekkür ederim
msn swat_1001@hotmail.com
yardımcı olursanız sevinirim bende imkanım olduğunca pazarlama yapmaya çalışıyorum
yardımınızı bekliyorum teşekkür ederim...
Bağlantı

mrb

Yazan: isimsiz Tarih: 2008-04-14 20:14:20 2008-04-14 20:14:20
bende bir merchandising elemanıyım yani türkiyenin tabiri ile firma elemanı bir senedir bu işi yapıyorum fakat insanlar bu işi o kadar küçümsüyo ki aslında yazdıklarınızla gözlemlediklerim arasında çok ama çok ucurum var insanlar bu işi küçümseyerek bakıyorlar siz ise önemli olarak anlatmışsınız kolay gelsinnn sizzzeeee
Bağlantı


<- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->

Etiket Bulutu

Marka sahibi reklamveren reklam ajansı marka yönetimi vizyon misyon banka konumlandırma franchising mağaza perakende marka yönetimi marka kent adana markalaşma pazarlama marka tanıtım strateji stratejik planlama rekabet satış iletişim pazarlama iletişimi kurumsallaşma marka pazarlama dünya markası markalaşmak konumlandırma reklam reaklamcılık reklamveren karlılık Marka mağazalar zinciri